Kapat

Hayatınızı Organize Edin

Anasayfa
Yaşam Hayatınızı Organize Edin

Hayatınızı Organize Edin

Yaşamımızın neredeyse yarısı iş, okul, sorumluluklar, yorgunluk ve karmaşık zihin çözümleme çabalarımızla kontrolsüz bir biçimde akıp gider. Düzenin böyle olduğuna ve akıp giden zamanı tutup kendi hayatımız üzerinde hakimiyet kuramayacağımıza olan inancımız gençlik yıllarında zayıf olsa da ilerleyen yaşlarda bu öğretiye olan inancımız zirveye tırmanır.

Sistem bize bu düşünceyi aşılar ve birer kurban gibi farkındalık düzeyi düşük bireyler olarak akışta kalmamızı amaçlar. Kurban doğru algılamaz, sorgulamaz, bir cevap bulmak için savaşmaz ve analiz etmeye yeltenmez. Çoğumuz modern köleler olarak patronumuzun, sevgilimizin, ailemizin, ekonomik düzenin ve hatta kendi mental bozukluğumuzun emrinde hep aynı noktalar arasında salınım gösteririz. Çoğu zaman neyi neden yaptığımızı bile anlamadan sadece yapılması gerekeni yaptığımız için yaşadığımız iç rahatlığıyla derin bir nefes alırız. Kısa vadede oyalayan bu durum uzun vadede zamanın akıp gitmesi ve kendimizi ne derece ihmal ettiğimizin bir kanıtı niteliğindedir. Bu zinciri kırmak için basit ama etkili birkaç hamleyle yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.

Farkındalık

Farkındalık, hayatı algılama düzeyimizi ters yüz edecek önemi anlatılamayacak düzeyde mühim bir kavramdır. Benlik bilinci ve öz değer kavramlarıyla paralel ilerleyen bu eylem atılması gereken en gerekli adımdır. Farkındalığınızı yükseltmek için gözlemci olmayı öğrenmelisiniz. Hayatınızı, hatta kendinizi bile uzaktan yabancı bir gözle sabır göstererek izlemeli ve kendinizle ilgili fikir sahibi olmalısınız. Bu, kendinizle tanışmak için attığınız ilk ve en özel adım olacaktır. Nötr olmayı öğrenmeli, her durum ve davranışla ilgili pozitif veya pozitif olmayan bir görüş, eleştiri üretmek zorunda hissetmemelisiniz. Bu sizi muazzam yoracaktır.

En Güzel Randevu Kendinizle Olandır

Günler kısa inancının tam aksine bir gün koskoca 24 saatten oluşmaktadır ve bunun 1 saatini bile kendimize ayırmaya layık görmeyiz. Bunun yerine yorucu koşturma işleri, markette harcanan uzun vakitler, indirim kovalamakla geçen süreler, yanlış anlaşılmak istemediğimiz için kendimizi anlatma çabaları gibi pek de önemi olmayan uğraşlar edinerek en değerli zamanımızı yok pahasına satarız. Hayatınızın boş rolü sizsiniz ve olaylar iyi de olsa kötü de olsa, sizin ekseniniz etrafında yörünge çizer. İyi adamlar, kötü katınlar, cadılar ve hatta ruh emiciler sizin hikayenizde var olmuştur ve siz olmasaydınız sizin hikayenizin varlığından da söz edilemezdi. Bu pencereden bakmayı öğrenirsek kendi değerimizin farkına daha kolay varırız ve bu bilincin yerleşmesi için tıkalı yollar birer birer açılmaya başlar. Günün en sevdiğiniz saatlerinde kendinizle sözleşerek bu seanslara hemen katılabilirsiniz. Başta ne yapacağınızı bilemeyip sıkılsanız da pes etmeyin. Bu seanslar size gittikçe iyi gelecek ve kendinizle derin bir romantizm içine gireceksiniz. Bazen sadece durup düşünmeniz, kendini dinlemeniz, klasik müzik dinlemeniz, tablo incelemeleri yaparak sizde yaptığı çağrışımlarla iç içe geçmeniz sizi tedavi edecektir. Bu süreci siz yönetmelisiniz ve kendinizi keşfederek hangi aktiviteden zevk alıyorsanız bunu kimseye teklif etmeden bencilce yapmalısınız.

Olması Gerekenden Daha Fazla Bedel Ödemeyin

Günün neredeyse yarısı stresli ve entrika yuvası ofis ortamında geçer ve biz enerjimizin yüzde doksanını orada bırakır kapıyı çeker ve çıkarız. Kalan yüzde onluk dilimi de gün boyu olanları düşünerek ve yarın neler olacağını tahmin ederek heba ederiz. Bu yetişkin bir zihne yakışmayacak son derece mantıksız bir davranıştır. Ofiste yaşananlar orada kalmalıdır zira patronunuz size 8-9 saatlik bir zaman dilimi için kira öder. Bu süre bittiğinde ofiste olanlara hak ettiğinden fazla özveri gösterdiğinizde kendinizden, ailenizden, sevgilinizden çalarsınız. Bunu yapmayın. Profesyonel olun ve çizgi çekmeniz gereken noktaların farkına varın. Asla ve asla ödün vermeyerek kendi değerinizi kendi gözünüzde yükseltmeniz kaçınılmaz olacaktır.

Haftalık Planlamalar Yapın

Haftalık bütçe ve bakım programları düzenleyerek zamanı yönetmeye kendinizi alıştırabilirsiniz. İzin günlerinizde öğlene kadar uyuyarak ve bunu kar sayarak boşuna vakit harcamış olursunuz. Fazla uyku sizi dinlendirir inanışı bir aldatmacadır. Uyku, uyudukça daha fazla istemenizi sağlayan bir bağımlılık gibidir. İzin günlerinizde kendinizi birkaç saat daha erken uyandırmaya programlarsanız ve bu dilimi kendi kişisel bakımınız, kısa bir sabah yürüyüşü gibi aktiviteler için kullanırsanız modunuzun bir anda yükseldiğine şahit olacaksınız. Bu izin günlerinizin son derece keyifli geçmesine hatta bütün haftanızı enerji dolu geçirmenize yardımcı olacaktır.
Enerji vampirliği yapan bir diğer konu ise ekonomidir. Kafamızın içinde giderleri hesaplayan bir makine hiç durmadan bize hatırlatıcı niteliğinde bildirimler yapar. Bunun önüne geçmek için o hafta harcanması planlanan meblağları bir kağıda yazın ve bunun dışına çıkmamaya çalışın. Olası gereksiz harcamalarda ise birkaç gün bunu düşünüp üzülmeyin ve hiç olmamış gibi davranmayı öğrenerek dünyevi, gereksiz dertlerden arınmaya niyetlenin.

Kendinize Vergi Verin

Gelir vergisi, emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi gibi kavramlara son derece aşinayız ancak öz vergi kavramına yüksek ihtimalle alışkın değiliz. Elde ettiğimiz gelirin en büyük hissedarı kendiniz olmalısınız ve ciddi haklar talep etmelisiniz. Gereksiz harcamalardan kısarak yaptığınız birikim gelecek konusunda kaygılarınızı minimuma indirerek şüphesiz ki özgüveninizi zirveye çıkaracaktır.

Spiritüalizme İnanın

Türkçeye kabaca ruh bilimi olarak çevirebileceğimiz kavram metafizik konular içerdiğinden önyargı ile yaklaşılan konular arasına girer. Ancak bununla ilgili kitaplar ve belgeseller izlendiğinde zihni psikolojik açıdan eğitmek, düşünce yönetimi konularında kendiniz üzerinde uygulamalar yapmanız sizi değiştirecek ve dönüştürecektir. Kendinizi hangi alanlarda manipüle ettiğinizi anlama ve bu ölümcül davranıştan kurtulmanız için size yollar açacaktır

Bonus: Yukarıda değinildiği gibi mutlaka klasik müzik dinlemelisiniz. Bu hem yaşam kalitenizi artıracak hem de genel kültür seviyenizde artış sağlayacaktır. Klasik müzik algı biçimimizi de pozitif anlamda dönüştürecek ve yaratıcı bakış açıları kazanmanızı sağlayacaktır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir