Kapat

Mutluluk Gelişen Bir Duygudur

Anasayfa
Sağlık Mutluluk Gelişen Bir Duygudur

Mutluluk Geşin Bir Duygudur

Önyargılı perspektiften kurtulmanın ve olayları nesnel olarak tartışmanın avantajlarını açıklayan Klinik Psikolog Berkay Ateş, sağlıklı bir analiz yapabileceğimizin altını çizdi.

Doğduğumuzdan beri dünya bilgisi ile donatıldık. Gözlerimizi açtığımız ilk andan bu güne, milyarlarca doğru ya da yanlış bağlantı kuruldu. Bu bağlantılar bir şey öğrenmemize neden oluyor. Bu öğrenmenin sonuçlarına göre, bir şeyin “doğru” veya “yanlış”, iyi veya kötü olduğuna karar veririz. İyiyle kötüyü birbirinden ayıran mutlaklara inanıyoruz. Ancak, her iyiliğin kötü şeyler olduğunu düşünmüyoruz, her hatanın içinde doğru olabileceğini düşünmüyoruz. Bu yaptığımız hatalardan sadece bir tanesi.

GRİ BÖLGENİN VARLIĞI

Siyah veya beyaz yerine gri bölgelerin varlığını göz ardı etme eğilimindeyiz. Kendimizi nesnel tanımlamalar olmadan “şanssız”, “başarısız” veya “yararsız” olarak tanımlayabiliriz. İnatçı olmamız gerektiğine, “Arnavut” olduğumuz ve “Karadeniz” olduğumuz için sinirlenmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bilinçli yapmayız, bilinçsiz bir süreçte öğrendiğimiz dünyayı ve kurduğumuz yanlış bağlantıları bize bildirir. İşin iyi yanı, bu bağlantıları yok edebilmemiz ve öğrendiklerimizin tersini öğrenebilmemiz. Burada psikoterapi süreçleri giriyor ve bu süreç “polyannacı” bakış açısından çok daha farklı bir noktada yer alan bir süreç. Olayların olumlu yönlerini veya olayların olumlu yönlerini vurgulamak yerine, olayları tarafsız, nesnel ve işlevsel bir şekilde alan bir süreçtir.

Bilginin beyinde hem görsel hem de sözlü olarak saklandığını ve her bir kavram ya da kişinin zihinlerimizde belirli şematik benzerleri olduğunu gösteren çalışmalar var. Bu şemalar bizim için tamamen eşsiz. “Anne” kavramı hakkında geliştirdiğim bir şema var ve bu kafamdaki ana prototip tarafından beslendi ve annemi her gördüğümde besleniyor. “Güven” arasında bir bağlantı olduğunda anneye güvenmeyi öğreniriz. Yani öğrenilen her şey tamamen kişiseldir. Doğduğumuzdan beri geliştirip geliştirdiğimiz bazı planların arasındaki bağlantılar düşüncelerimizin temelidir. Bu fikirlerin, evrimsel psikoloji perspektifinden bakıldığında, olabildiğince çabuk oluşturulması gerekir. Sistemimizin temel amacı hayatta kalmak olsa da, en kritik çalışma prensibi hızlı tepki vermektir. Ani bir tehditle karşı karşıya kaldığınızda, mümkün olan en hızlı davranış mümkün olduğunca hızlı düşünebilmektir. Hızlı düşünmenin altın anahtarı, fazla düşünmeden düşünceleri otomatikleştirmektir.

MULU OLMAK İÇİN NE YAPABİLİRİZ?

Bu durumda, özetlemek gerekirse; Aklımız, birçok amaç uğruna bir dizi ilke kullanarak hızlı bir şekilde sonuçlara atlıyor gibi görünüyor. Bunun farkında olarak, dramatik,duygusal odaklı bakış açısını, önyargı, öznellik, eleştirive tamamen kendi kendini yaratmaya dayanan dünyanın bilgisinin neden olduğu nesnel, gerçekçi ve tarafsız bir yola dönüştürmemiz gerekir. Belki sizi daha mutlu hissettirmeyebilir, ancak olayları ve çevrenizi daha sağlık analiz etmenize ve sağlıklı adımlar atmanıza izin vereceği söylenebilir. Düşünce hataları, kalıpları, sorgulanmamış öğretilerden oluşan bir ekip aslında bu şekilde en büyük engeldir. Bu engellerin üstesinden gelmenize yardım etmenin en iyi yolu; Psikoloji veya Psikiyatri eğitimli terapistlerdir.

Klinik Psikolog Berkay Ateş

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir